Sakla [diye] verdiğin bir tek resim, [Saklı] [o] [günden] [beri] [bende] [duruyor] Bakışın alay edip duruyormuş gibi, Niye sen, niye sen, Niye sen çıktın ki gülümserken
Store [he] one you gave pictures, [Reserved] [o] [day] [since] [I] [stands] as if you were standing mocked the Look, why you, why you, why you came out of that smile